Lot 18

Giriş yapmadınız. Giriş Yap veya Teklif vermek için kayıt olun.

Alp BARTU



1947 yılında Manisa'da doğan Alp Bartu yaşamını uzun yıllar Antakya ve Adana resim öğretmeni olarak sürdürdü. 1993'ten beri İstanbul(da serbest sanatçı olarak İstanbul'da atölyesinde çalışmaktadır. Onun yağlı boya resimlerindeki konularının ağırlığını çalışan ve eğlenen insan gruplarından oluşmaktadır. İnsanların kendilerine özgü belirleyici özellikleri onun oluşturduğu formun içinde yansımaktadır. Resimde yer alan ınsanları oluşturan topluluğun egemenliğine gaye bireyselliklerinden uzaklaştırarak bir bütünlük içinde kaynaşıyorlar. Balık tutan tutmaya çalışanlarla eğlenen insanların iki konu altında toplandıklarını görürüz. Aalen'de sergilenen bu resimler onun yaşadığı sosyal toplumun kültürünün bir araya getirilmesinin bir yansımasıdır. Resimdeki insanların incilerin bir ipe (genellikle bir yüzeye) dizilmesi gibi yerleştirilerek bize sunulduğunu görüyoruz. Renk derinlikleri diğer boşlukların yapısıyla oluşturulan uzamlar(mekan) tümüyle birbirini kesen bölümler olarak yapılmamış. Çok gerektiği yerde üç boyutlu derinlik örtülerine yer verilmiş. Bir arada yan yana gelmiş olan insan resimlerinin daha ilk bakışta resme egemen olduğu görülüyor. Tek başına olan insan görünümleri çok seyrek olarak izleyicilerin bakış alanlarına giriyor iki dansçı etekleri havalanan göze çarpan renkli giysileriyle bir çalgıcı kollarının gösterişli hareketleriyle dikkatimizi çekmekte. Alp Bartu'nun resminde uyumlu ve dengeli bir biçimde bir araya getirilen insanların özellikle öne çıkmayışıları birbirinin arkasında yok olmayışları çok önemli bir özellik olarak göze çarpıyor. Bütünlük parça için değil parçalar bütünlük için görevlendiriliyor. Resime bakan izleyicilerdansçıların balıkçıların eğlenen insanların çalgcıların bir parçası oluyor. Her şeyin bu öbeğingrup dengesi içinde bulunması çok önemli. Bartu çalışmalarında insan yüzeylerini belirsizleştiren kendine özgü kişisel bir biçim oluşturan sanatsal anlatıma varabilmiş. Yüzlerin beyaz bir lekeyle kapanması yeterli bulunmuş yüzlerde ayrıntı yok mimk yok bütünlük içindeki hareketlerde izleyicinin dikkatini başka yere çekecek kadar ayrıntı yok. Resimdeki insanların hareketleri bizleri büyük bir etkiyle dikkatimizi iyice toplamaya özellikle olayların içine sürüklemeye zorluyor. Alp Bartu'nun yağlıboya resimlerini insan ilişkilerinin bireyselliğinin yüzlerinden çok genel anlatımını ele alan Bartu'nun onların psikolojik yapısıyla da ilgilenmeyecek her birini bir arada bulunan kimliği belirsiz birer üye bir öbeğin ya da topluluğun birlikteliğindeki bir varlık olarak gösterdiğini ve bu anlamda sağlanmış olan uyum ve bütünlüğe vardığını görebiliyorsunuz.