Lot 100   Müzayedeye Dön

Giriş yapmadınız. Giriş Yap veya Teklif vermek için kayıt olun.

Müzayede Bitişi

Pazartesi, 18 Şubat 2019 21:00

1 Gün 10 Saat 31 dk 25 sn

Haydar BESİM



23 Nisan 1933'te Eskişehir'in Çifteler Nahiyesinde doğdum. Çocukluğumda burada geçti. O zamanların kışları çok karlı geçer. Evlerimizin yalnız bacaları görülürdü. Biz de böyle günleri babamın yaptığı resimleri seyrederek geçirirdik. Bende onun gibi resimler yapmaya çalışırdım. İlkokul yıllarımda hocalarım yaptığım resimleri çok sever, beni resim yapmaya teşvik ederlerdi. İlk çalışmalarım Atatürk portreleri yapmakla geçti. İlkokulu Eskişehir'de tamamladıktan sonra babam artık sen büyüdün burada seni okutacağım okul yok, benim doğduğum, özlediğim İstanbul'a taşınıyoruz senin orada okumanı, iyi bir öğrenim görmeni istiyorum dedi. O çocukluğumun geçtiği evi satarak İstanbul'a Çapa'ya geldik. Çok şanslıydım, ortaokuldaki resim hocamız Fransa'dan yeni gelen Hasan Kavruk Bey'di. Beni yağlıboyaya o alıştırdı. Bundan sonra İstanbul sokaklarını ve camilerini tuvalime aktarmaya çalıştım. İlk sergimizi Çapa erkek lisesinde açtık. Lisedeki biyoloji hocamız resimleri satarsam daha iyi olacağımı ve Kapalıçarşı'da mezat yerine kaydettirmem konusunda beni yönlendirdi. Bu bana çok cazip gelmişti ve hemen dediği yere gitmiştim ama yaşım küçük olduğu için satış için kaydımı yapmadılar. Bende bir arkadaşımın babasına kefil yerine imza attırarak satış için kaydımı yaptırdım. Heyecanla üç gün sonra satışa çıkmasını bekledim. Nihayet satış günü geldi altmış yedi liraya satılmıştı kazandığım ilk parayla öncelikle her gün vitrininden seyrettiğim ayakkabıları almak oldu on yedi lira param kalmıştı onuda babama verdim o zaman babam havuzlar fabrikasında otuz altı lira haftalıkla çalışıyordu. Evime ilk defa katkıda bulunmuştum dünyalar benim olmuştu. Çapa lisesindeki arkadaşım İsmail Kutluca ile birlikte Taksim'de sular idaresinin önüne bir stand açıp resimlerimizi teşhir ederek satmaya çalışıyorduk. O sırada da Fransız konsolosluğunda İbrahim Safi bey'in resim sergisi vardı bizde bu vesile ile tanışmış olduk İbrahim Safi'den resimlerim ile ilgili övgüler duymak benim resme olan sevgi ve heyecanımı daha da fazla arttırmıştı Günler geçtikten sonra Kapalıçarşı'da Sandal Bedestan Sokakta sehpamı kurup, bu sokağı tuvallerime aktardım. Çalıştığım tablolara özellikle turistler çok ilgi gösteriyordu. Orada Hikmet Onat Bey'le tanıştım. Fikirlerinden çok istifade ettim. Artık mesleğimde biraz daha gelişmiştim. Yorulmadan bıkmadan sürekli çalışıyordum. Evliydim paraya ihtiyacım vardı. Günler birbirini kovaladı. Zamanla Nişantaşı, Beyoğlu Tokatlıyan Pasajında atölyeler açtım işlerim iyi gitmeye başladı tablo yetiştiremez oldum. Derken hastalandım. Ameliyat ve geçen günler.... Sağlığıma kavuştum ama atölyemi kaybetmiştim. Yine sıfırdan başlamak bana hırs verdi, Tarla başı Caddesinde bir iş yeri temin ettim. İşlerim açıldı, ama aklım hep eski yerimdeydi nihayet o isteğime Galeri 9 adlı atölyemi kurarak kavuştum. Sevdiğim Hasan Kavruk Hocam, bu geçen zaman içerisinde desteğini benden hiç esirgemedi. Çok sevdiğim Cahit Derman gençlik yıllarında benim yanımda resim yapmaya başlamıştı. Bir süre sonra babasını ikna edip okula devam etmesini sağladım ve istediğim gibi oldu. Bir bankanın resim sergisi vardı oraya iki tablo ile iştirak ettim ve gördüm ki benim tablolarım Hikmet Onat Hoca'nın tablolarının yanında... Bundan çok onur duydum. Tüm bu zamanlar içinde pek çok kişisel ve karma sergilere katıldım. Üç tane çocuğum var ve gurur duyuyorum ki üçüde ressam bu işi beni örnek alarak çok iyi bir şekilde icra ediyorlar. Sevgili eşim İlhan Hanım'ı 2003 yılında kaybettikten sonra ona sözünü verdiğim sergimi 2004 de Nişantaşı Bali Sanat Galerisinde açtım çok ses getiren bu sergi eşimin hayallerini kurduğu gibi bir sergi olmuştu tek üzüntüm bunları onun görememesi oldu.sanatçımızı 12.12.2010 tarihinde kaybetmiş bulunmaktayız.